Balat ve Ahrida Sinagogu

<p>Ayvansaray ile Fener arasındaki bölgeyi kapsayan Balat semti, 17. yüzyılda İstanbul’un en önemli Yahudi yerleşim bölgesi idi. Balat adının, bölgeye yakın Blahernai (Vlaherna) Sarayı’ndan dolayı “Saray” anlamına gelen Palation sözcüğünün Osmanlıca söylenişinden türediği sanılmaktadır.</p>

Naim A. Güleryüz

Araştırmacı – Yazar

Ayvansaray ile Fener arasındaki bölgeyi kapsayan Balat semti, 17. yüzyılda İstanbul’un en önemli Yahudi yerleşim bölgesi idi. Balat adının, bölgeye yakın Blahernai (Vlaherna) Sarayı’ndan dolayı “Saray” anlamına gelen Palation sözcüğünün Osmanlıca söylenişinden türediği sanılmaktadır. Bir diğer sava göre ise bu ad, Batı Anadolu’daki antik Piletos kentinden çingenelerin bu bölgeye iskân ettirilmesinden dolayı verilmiştir.

Bölgeye ilk kez yerleşen Yahudiler Makedonya’nın Kasturiya kentinden göç eden yüz kadar fakir aileydi. 1492’yi izleyen yıllarda İspanya’dan ve daha sonra Portekiz’den gelen Sefarad göçmenler de bu yöreye yerleştirilmiş, 1599’da Rodos’tan göç edenler burada misafir edilmiştir. Bizans Yahudileri olan Romaniotlar ile İspanya göçmenleri Sefaradlar başlangıçta ayrı ayrı yaşamışlar ve kendi geleneklerini ve sinagoglarını sürdürmüşlerdir. Ancak birbirini izleyen deprem ve yangın gibi doğal afetler ve bölge nüfusunun haddinden fazla artması sonucu iki cemaat birleşmiş ve bir süre sonra tamamen kaynaşmıştır.

Balat’ta 1875 yılında erkekler ve 1882 yılında da kızlar için açılan birer Alliance okulu 1911 ‘Büyük Balat Yangını’na kadar faaliyet göstermiştir. Okul müdürlerinin dönemsel raporlarına göre yörenin Yahudi nüfusunun bir kısmı balık veya meyve satıcılığı, hamallık, kayıkçılık veya kahvehane işletmeciliği yapar; bir kısmı ise dilencilikten öteye gidemezdi.

Balat’ta bir ara, yedi ayrı özerk dinî bölge (Hachgaha) bulunmakta idi: Sigri, Karabaş (Lonca), Dubek, Ahrida, Kasturiya (Tekfur Saray), İstipol (Selma Tomruk) ve Tahta Minare.

Özellikle 1894 depremi ve onu izleyen bir kaç önemli yangın sonrasında nispeten varlıklı ailelerin kentin daha modern semtlerine, genelde ekonomik zorlukta olanların ise yurt dışına göç etmeleri sonucu Balat Yahudi nüfusu önemli bir oranda azalmıştır.   

1965’de hala 640 Yahudi ailesinin yaşadığı Balat’ta yalnızca 2 yıl sonra, 1967’de, ancak 160 aile, 1978’de ise sadece 60 aile sayılabilmiştir. Günümüzde Balat Yahudi nüfusu genelde yardım derneklerinin katkıları ile geçinebilen bir kaç aile ile kentin başka semtlerinde ikamet etmekle beraber işyerlerini bu yörede devam ettiren bir iki esnaftan ibarettir.

Balat’ta gerek Fatih Sultan Vakfiyesi’nde görülen, gerek sonradan eklenmiş olan sayısız sinagog hizmet vermiştir. İlk yerleşenlerin kurduğu Geruş, Messina, Montias, Neve Şalom, Ahrida, Yanbol, İstipol, Çana, Kasturiya gibi sinagogların yanı sıra kıyı şeridini oluşturan (ve günümüzde artık mevcut olmayan) Dış Balat’ta (Balat de Afuera) Pol Yaşan, Pol Hadaş, iç kısımda Hevra, Eliyau, Selaniko (Siğri), Veria gibi sinagoglardan günümüzde yalnızca dördü fiilen ayaktadır: Ahrida, Yanbol, İstipol ve Çana.

15 Ramazan 1104 (21 Mayıs 1693) tarihli bir belgeden  anlaşıldığına göre yaklaşık 550 yıla yakın bir süredir devamlı hizmet veren Ahrida (Ohrida) Sinagogu ismini kurucularının geldikleri Makedonya’da Ohri kasabasından alır. Bugünkü binanın altı yüzyıl önceki bina olduğunu sanmak doğal olarak yanlış olur. Bir iddiaya göre, söz konusu yapı daha önce mevcut yan yana iki sinagogun, aralarındaki duvar yıkılarak, birleştirilmeleri ile oluşmuştur.

1992 restorasyon çalışmalarını üstlenen Yüksek Mimar Hüsrev Tayla çalışma planını bir taraftan en eski arşiv bulgusu olan 1694 yılı mimari tarzını ve iç tezyinatını ve o dönem yapılarından Boğaziçi’nde Amcazade Hüseyin Paşa Yalısı Divanhanesi ile Topkapı Sarayı Şehzadeler Mektebi’nin kubbe ve tonozlarını, diğer taraftan sinagog binasının yüzyıllar boyunca geçirdiği evreleri göz önünde tutarak esnek bir metotla düzenlemiştir.

Kürkçü Çeşme Sokağı üzerinde bulunan Ahrida Sinagogu, Balat sinagoglarının en büyüğü ve en görkemlisidir. Tuğla ve yığma taş sinagogun zemini mermerle kaplıdır. Bir temel üzerine inşa edilmiş ve iki basamakla çıkılan Teva’sı* ise bir geminin pruvasını andırır. Bir inanca göre bu profil Nuh’un Gemisi’ni anımsatır, bir diğer iddiaya göre ise Sefaradları İspanya’dan Osmanlı İmparatorluğu’na getiren kadırgaları simgeler. Kapı kanatları sedef kakmalı ve dolap içi duvarları renkli kabartma bezemelerle süslü olan Ehal’e*üç mermer basamakla yaklaşılır. Sinagogun bahçesinde bir de midraş* bulunur.

17. yüzyılda kendini Mesih ilan eden Sabetay Sevi’nin İstanbul’a geldiğinde, bir Cumartesi günü öğleden sonra içinde vaaz verdiği iddia edilen Ahrida Sinagogu 24 Temmuz 1660 tarihli Büyük İstanbul Yangını sırasında harap olmuş, 10 Mayıs 1694 fermanıyla yenilenmiş, Steiner isimli bir seyyahın ifadesine göre 1709 ve 1823 yıllarında tekrar tamir görmüştür. Bir diğer kaynağa göre, Ahrida 1732’de iki zengin cemaat üyesi tarafından yenilenmiş ve 1840 yıllarında da restore edilerek bahçesinde iki küçük midraş inşa edilmiştir. Sinagog giriş kapısının üzerinde okunan 5641 tarihi (1881), binanın önemli tamiratlarından birini belgeler. 1893, 1926 ve 1955’de de kısmen tamir edilen Ahrida Sinagogu’nun güney kapısı üzerindeki kitabede İbranice bir ibare vardır:

Mabedim bütün milletlere açıktır. Dua evimi güzelleştirir. Balat’ın değerli yöneticileri güzel renklerle yenilemek ve güzelleştirmek için ikinci kez Ahrida Sinagogu’na ellerini uzattılar. Tanrı onları ödüllendirsin.  Yıl 5715 (1955)

 

1992 restorasyonu sırasında, elden geçirilen kubbe kaplamalarının altında orijinal tavan süslemelerini bulmak mümkün olmuştur. Ahrida Sinagogu, restorasyon çalışmaları için iki yıl kadar kapalı kaldıktan sonra 19 Kasım 1992 Perşembe günü törenle ibadete açılmıştır.

Görkemli günlerinde sayısız düğün, Bar-Mitzva* ve kutlama töreninin icra edildiği bu sinagogun geçmişindeki anlamlı anılardan biri, Osmanlı-Rusya savaşına katılan Osmanlı ordusunun zaferi için 18 Mayıs 1877 günü düzenlenen ve Sadrazam İbrahim Edhem Paşa ile devlet ricalinin de onurlandırdığı dua törenidir.

Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 8 Haziran 1989 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 16 Eylül 1987 tarih ve 3618 sayılı kararı ile korunmaya alınan Ahrida Sinagogu’nun maketi İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından Sütlüce’de yaptırılan Miniatürk’te yer almaktadır.

Naim A. Güleryüz  

Yazar- Araştırmacı

Haritayı Gör
Biletixheader
Alış Satış
USD 6.0463 6.0572
EURO 6.7549 6.767